Mustafa KOLUKISAOĞLU

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to Twitter
 Arefe Günü:Yarının Ramazan Bayramı olduğunu bildirdiğinden 'Arefe Günü' denmiştir. Bugün bayramı karşılamanın coşkusuyla, Mübarek Ramazana veda etmenin üzüntüsü arasında, özellikle hastaları ziyaret ve onlara dua etmeliyiz. Fıtır sadakalarımızı vermediysek vermeliyiz. Ölmüşlerimizin kabirlerini ziyaret etmeli, fakir, muhtaç ve yetimlerin kimsesi olarak onlara elimizi uzatmalı, onları da yarınki bayrama hazırlayarak bayram sevincine ortak etmeliyiz. Hediyelerle çocukları ve büyükleri sevindirmeliyiz. Unutmayalım sevindireni Allah sevindirir. Kimsesizin kimsesi olanın Allah kimsesi olur. Kimsesizlere yardım edene Allah yardım eder. Merhamet edene merhamet edilir... Bayram gecesini de Mübarek gece olarak dua, tevbe ve istiğfarla geçirelim. Çünkü duaların kabul olduğu gecelerden birisi de Bayram gecesidir. Bu gece kaza namazları da kılmak çok sevaptır. Peygamberimiz bayram gecesi hakkında bakın ne diyor: 'Ramazan ve Kurban bayramı gecelerini sevabını Allahtan bekleyerek, ibadetle geçiren kimsenin kalbi kalplerin öldüğü gün ölmez.' Konuyu kısaca özetlemek gerekirse: 1)Arefe gününü ve gecesini dua, tevbe, istiğfar ederek ve namaz kılarak değerlendirelim. 2)BAYRAM: Sevinç, neşe, sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Bu anlamlarına uygun topluca bayramı değerlendirelim. 3)Bayram günü sabah namazını cemaatle camide eda edelim. Hala fıtır sadakasını vermediysek niyet edip verelim. Fıtır sadakası orucumuzun kabulüne de sebeptir. 4)Bayram, her yıl gelip geçen bir tatil günü değil, insani ve dini güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının en güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleri olarak değerlendirilmelidir. 5)Ramazan ayında kazandığımız değerleri, güzel huyları (sabır,iredeye hakim olma, açın halini anlama, nimetlerin kıymetini bilme, Allaha kulluk etmenin tadını tatma..)bayram günü uygulamaya koyalım. 'Kimsesizlerin kimsesi olalım' Onları sevindirelim. Muhtaçlarsa ihtiyaçlarını giderecek yardımı yapalım. Unutmayalım ki bu kimsesizlerin paraya değil bir tebessüme, elinin sıkılmasına, Selam-ün Aleyküm denilmesine yani sevgiye, ilgiye, kucaklaşmaya ihtiyaçları vardır. Bunu yaparsak, bu güzel davranışımızın iyilik olarak dönüşümü bize olacaktır. Bu konuda Hz. Ali 'Ben kimseye ne iyilik ettim ne de kötülük ettim' deyince yanında bulunanlar 'kötülük etmezsin biliyoruz da herkese her zaman iyilik ediyor kimsesizleri yalnız bırakmıyor onlara her türlü desteği veriyorsunuz' dediler. Bunun üzerine Hz. Ali 'Yaptığım tüm iyilikler her ne kadar başkasına yapılmış gibi görünüyorsa da dönüşümü bana olacağından iyiliği kendime yapmış oluyorum.' demiştir. 6)Kırgınlığa, dargınlığa bu bayramın getirdiği neşe ve sevinç ortamından faydalanarak son vermeye gayret edelim. Peygamberimiz bu konuda şöyle buyuruyor. 'Müslümanın Müslüman kardeşine 3 günden fazla dargın durması helal değildir.'Allahü Teala Kuranda: 'Ancak Müminler kardeştirler.(Onlar arasında bir kırgınlık, dargınlık olduğunda) aralarını siz düzeltin..' Peygamberimiz 'Size nafile oruçtan, namazdan ve sadakadan daha sevaplı bir ameli haber vereyim mi?' dedi. Bunun üzerine orada bulunan Müslümanlar bu çok sevaplı ameli merak…